Sevda

sevda 3.jpg sevda 1.JPG sevda.jpg

Müzik tüm dillerde birdir; ruhani bir buluşma gibidir sanki. İşte daha önce hiç duymadığınız bir ses. Aşk manasına gelen Sevda'nın da müziği de işte böyle birşey..

İskandinavya'yı tümüyle etkileyebilmiş, dinleyicinin hayal gücünü zorlayabilecek, hislerini harekete geçirebilecek kadar güçlü tınıları yaratarak İsveç sahnesine katkıda bulunmuş birkaç Türk müzisyenidir Sevda.

Hem Türk hem de İsveç müzisyenler her daim ayakta kalan halk müziği geleneğinden gelmişlerdir. Türk müziği zengin yapıda, doğaçlamaların olduğu bir müziktir; kulaktan çalınabilen, doğaçlamaya uygun, belirgin nağmeler uygulanabilen zengin bir yapısı vardır. Kullanılan yedi sekizlik ve dokuz sekizlik ölçülerse müziğin yapısını daha da geleneksel kılmaktadır. 1974 ' Live at Fregatten' albümü, Sevda'nın müziğini bu kez festival havasının heyecanıyla sunmaktadır. Gruptaki müzisyenler buluşmak ve birlikte çalabilme amacındadırlar, nadiren provaya girmektedirler.

Sevda'nın nağmeleri Anadolunun farklı bölgelerinden alınmış olsa da hepsi ortak bir noktada buluşmaktadır; bu, geleneksel bestelerin zamanında oldukça popülerleşmiş olmasındandır. Sevda için iyi dileklerle çalmak ,içten çalmak hayatın anlamı haline gelmiştir. Aslında en kolay yol grupça stüdyoya kayda girmekti, ama biliyolardı ki bu kendilerini kandırmaktan başka birşey olmayacaktı. Kaliteli kayıtlarla ortaya çıkıp ünlü olmaktan ziyade açık yüreklilikle dönemden farklı şeyler ortaya çıkaran bir grup olma amacındaydılar.

1970 başlarında Muvaffak 'Maffy' Falay, Pistol Tiyatrosu Stockholm'de, saksofoncular; Brent Rosengren, Tommy Koverhert ve Gunnar Bergsten'in de bulunduğu yedi kişilik bir orkestrayla birkaç buluşma ayarlar. Çalınan eserlerin düzenlemeleri Falay'a aittir hatta davulcu Okay Temiz bir şarkıda tesadüfi çalmıştır. Bergsten, Temiz ve Falay'ın içinde bulunduğu Sevda yedilisi, başlangıçta 1971 baharının sonlarında düzenlenen festivallerde çalmak için biraraya gelmiştir ancak, bir yıl gibi kısa bir süre içinde grup efsanevi bir üne kavuşacaktır. Daha sonra Maffy Falay gruba, bundan sonraki Tv performanslarında, türlü programlarda ve kayıtlarda büyük payı olacak, Türk halk müziği kemancısı Salih Baysal'ı dahil eder. Sevda 1972 deki yaz festivallerinde ve de diğer canlı performanslarıyla baştan başa tüm İskandinavya'yı etkilemeyi başarır.

Bundan birkaç ay sonra Sevda gruptaki müzisyenlerin Türkiye'ye dönüş yapabilmeleri için dağılmak durumunda kalırlar. 1973 Temmuzunda Falay, Baysal ve Temiz birkaç eleman değişimiyle Sevda'yı tekrar kurmak için Stockholme'e dönerler. Bu sefer sazlara Bernt Rosengren ve Tommy Koverhult ve basa Björn Alke geçer. Rosengren, kimi zaman da Romanya'da düğün törenlerinde çalınan taragot isimli tahtadan soprano saksofon çalmıştır.

Sevda 1973'te Örebro ve Umea festivallerinde çalmışlardır, sonra da 'live at fregatten' albümünde de kimi kayıtların sunulduğu, Stockholm Jazz Festivali galasında iki ayrı performans sergilemişlerdir.

Baysal´ın Duruşu

Bu güzel topluluk her şekilde, dinleyenin de takdir edebileceği şekilde bağımsız, serbest Müzik yapmıştır.

Gerek Konser kayıtları, gerekse Tv Stüdyolarında yaptıkları kayıtlarda göze çarpan şey; topluluğun Baysal'a öncelik vermesi ve Keman'ın temel gövdeyi oluşturmasından sonra, topluluk kendi ara nağmeleri ile eşlik etmesidir. Tabi ki ortaya, duru ve ruhu okşayan tınıların çıkmaktadır.

Peki sizin düşünceniz nedir?

"İstege bağlı", isterseniz e-posta adresi belirtilebilir. (sadece moderasyona görünür.)