Galeri: Vagif Mustafazade
|
Vagif Mustafazade
kadeh , 2 Ağustos, 2008 - 14:40 ~: 4 Ağustos, 2008 - 21:01Kuşkusuz Piyano önemli müzik enstrümanlarındandır. Bir cok müzik dalında kullanılagelmiştir. Ancak onun canlandığı dallar her zaman Klasik, Caz, Blues gibi önemli türlerde olmuştur. Başlı başına bir süs eşyası ya da becereksiz ellerde hor kullanıldığı da olmuştur. Yakın geçmiş zamanda nadiren de olsa bu enstrümanın bazı müzik ustaları elinde yeniden dile gelmiştir. Tınılara hayat veren, çoğunluk ile sözsüz ancak sözün bile kısır kaldığı duyguları iletebilmiş Muğam Caz´ın öncülerinden biri de Vagif Mustafazade(h)´dir.
1940 yılında Bakü´de doğar ve yine burada ilk hocası Ziver Khanum´dan Piyano ile ders almaya başlar. Fakat o yıllarda ciddi bir yasak vardır. İkinci dünya savaşı sonu (1942) ve Josef Stalin´in ölümüne kadar (1953) yılları arasında Azerbeycan´da Caz müziği her şekilde yasaktır. Hatta Saksafon gibi enstürmanların kullanımı da bu yasağın içindedir. Neden sonra BBC Radyo programlarında Caz´ı keşfeder ve dinlediklerini çalmaya çalışır. Bir dönem bir müzik okulunda Klasik Müzik üzerine Piyano ile eğitim alır. Evinde çalışmalar yapan Mustafazade, yasağın kalkması ile Müzik Clup´lerinde de çalışmalarını sergiler. Bach, Mozart, Beethoven ve Chopin gibi önemli kişilerin eserlerinden beslenirken, Blues, B-Bop, Foxtrott, Charleston türlerinde değişik çalışmalar icra eder. Aslında belli bir noktadan sonra kendini Emprovize Müzik yani Doğaçlama´da blur. Kendi topraklarının müziği Muğam ile yetişmiş sanatçı, doğaçlama gücünü de kullanarak Muğam Caz´ı yapmaya başlar. Yöresel tınılar ile Caz´ı harmanlar.
Yeni arayışlar ve zorunluluklar ile iki arkadaşı ile birlikte Gürcistan´a gider ve Orera toplulugu ile çalışmalar yapar. Sonradan eşi olacak Elsa ile tanışır, müzikal anlamda da eşlik edecektir. Bugün severek dinlenen, caz vokallerinden Aziza´da bu dönemde doğar.
Atmışlı yıllarda Avrupa Mustafazade´yi tanıyacaktır. Bir çok festivalde sahne alır. Estanyo´nın başkenti Tallinn´de düzenlenen festivalde Blues türünün önemli gitaristlerinden B. B. King´de vardır.
Ona şöyle söyleyecektir: "Bay Mustafazade, beni Blues´un kralı diye çağırırlar ama keşke Blues´u sizin kadar iyi çalabilseydim."
Amerika´li tanınmış trompetçi Dizzy Gillespie´de onun için şu sözleri söyler: "O bir deha idi, müzikleri başka bir gezegendendi, zamanın´ın ötesindeydi."
Bakü´de olduça popüler olacak olan Leyli vokal grubunu 1979´da kurar. Daha sonra grup elemanlarında değişiklikler olur, bunun üzerine Mustafazade, grubun ismini Sevil olarak değiştirir. Caz aranjmanlarıyla bir çok çalışma yaparlar.
1978 yılında Monako´da sekizincisi düzenlenen Uluslararası Caz festivalinde ilk o sahneye çıkar, sonradan da çok beğeni toplayacak olan çalışması "Waiting for Aziza" ile sahne alır. Festivalde müthiş bir beğeni toplar, seyirciler de adeta büyülenir.
Vagif Mustafazeh´i belirginleştiren unsur yapmış olduğu dogaçlamalardır, özellikle eski Muğam şarkıları Caz ritimler ile harmanlamasıdır farkı yaratan.
Sanatçı´nın bir çok 33 Devir´lik çalışması yayınlanır. Daha sonradan bunların bazıları CD kayıtlarında da yayınlanır.
Dushunce, Aspiration, With Love, One Day in Kiev ( Kiyevde gecirdigim bir gün) gibi albümleri baş yapıt niteliğindedir.
39 yaşında, daha kızı Əzizə Mustafazadə on yaşındayken 16 Aralık 1979 yılında Özbekistan Taşkent´de verdiği bir sahne performansında kalp krizi geçirerek hayat veda eder. 1 Mart 1999 yılında evi müzeye dönüştürülür. Bugün ondan miras kalan kızı Aziza Mustafa Zadeh Caz ses sanatçısı ve Piyanist olarak O´nun izinden gitmektedir.
